Feza Gürsey Lisesi (?) ve İtalyan Fiziği

feza gürsey lisesiÖnemsiz gibi görünen bir konu olmasına rağmen geçenlerde dikkatimi çekti. Bizim konularda doktorasını yapan italyan bir arkadaş, kişisel websayfasında ilkokul ve liseyi Ettore Majorana ve Alessandro Volta isimli okullarda okuduğunu, ve bunu bir işaret sayarak bilimci olmaya karar verdiğini yazıyordu. Bu iki isimden Ettore Majorana geçtiğimiz yüzyılın başlarında yaşamış bir İtalyan fizikçi. Enrico Fermi’nin Roma’da çevresine topladığı çok parlak ama çok az sayıdaki genç fizikçilerden birisi. Atomik spektroskopide temel problemler üzerine çalıştıktan sonra antiparçacığı kendisi olan parçacıklar fikrini ortaya attı, teorisini geliştirdi. Bu parçacıklar Majorana fermiyonu olarak bilinmekte. Deneysel olarak henüz gözlemlenemedi ama geçtiğimiz yıl bazı özel katıhal aygıtlarda quasiparticle olarak keşfedildiği yolunda makaleler yayınlandı. Bunu son yıllarda parçacık fiziği şemsiyesinden çıkarıp katıhal fizikçilerinin de ilgisini çekmesinin sebebi, bu hipotetik parçacıkların gerçekten keşfedilmeleri durumunda kuantum hesaplama alanında diğer bir çok sistemden çok daha uzun süre çevresel etkilere ve daha temel olarak decoherence‘a bağışıklık sahibi olması. Bu sayede, çevresel faktörlerden ve kuantum dinamiklere eşlik eden bir tür içsel özellik olan bu decoherence’tan etkilenmeyip, uzun süreli hesaplamalar, kuantum hafızalar, operasyonlar vs. yapılması öngörülüyor. Tabi bunlar hala, deyim yerindeyse bilimkurgu aşamasında ama şimdiye kadar tonla teori, analiz yapıldı, ilk, öncül deneyler de yavaştan laboratuvarlarda gerçekleştirilmeye başlandı artık.

majorana
Ettore Majorana

Ettore Majorana’nın kendisine dönersek, 1938’de daha 32 yaşındayken ve Fermi’nin çekirdek ekibinde yer alıp Majorana fermiyonlarını ortaya attıktan sonra Palermo’dan Napoli’ye giderken bindiği gemiden bir daha inmez…

volta napoleon
Volta ve Napoleon

Pilin mucidi Alessandro Volta ise Kuzey İtalya’da, 18. yy sonu, 19.yy başları arasında yaşar. Fermi’nin öncüllerinden, günümüzde onca ekonomik krize vs. rağmen halâ çok kuvvetli olan İtalyan ‘fizik kültürü’nün deneysel fizik tarafında büyük isimlerindendir. Hayatı Majorana kadar çok sıradışı olmasa da zamanın İtalyası hakkında fikir vermesi açısından yine de dikkate alınmalıdır. Como kasabasında doğar, oradaki kraliyet okulunda fizik hocası olur. Como ve civarı da (aynı isimde çok da güzel bir göl vardır bölgede) ‘aristokratların sayfiye yeri’ olarak görülmekteymiş zaten uzun zamandır (halâ öyleymiş). Daha sonrasında yine kuzeyde, Pavia Üniversitesi’ne geçer ve emekli olana kadar orada deneysel fiziğe devam eder. İcadı olan pili de 1801 yılında Napolyon’a takdim eder.(tarihsel bir not: Napolyon o yıl Papa 7. Pius ile bir anlaşma yaparak Fransa’yı 1799 devriminden sonra yeniden Katolik Kilisesi’ne bağlar.)

Akdenizlilik‘ ortak kimliği üzerinden çok benzediğimizi düşündüğümüz İtalya, liselerine bu bilimcilerinin isimlerini verip, gençlerini feyizlendirirken bizim memlekette adını yakın tarihte yaşamış bilimcilerden alan bir okula henüz rastlamak pek mümkün değil. (Feza Gürsey Enstitüsü vardı sadece, onun da akıbeti üzerine uzunca şurada yazmıştım.) Hiç şaşırılmayacak bir şekilde, bir çok eğitim kurumu ya millî duygularımızı ateşleyecek kişilerin (a.k.a askerlerin) ya da gayet basit olarak politikacıların isimlerini taşımakta. Bu isimlendirme sadece okullar için değil tabi ki, mahalleler, havaalanları, stadyumlar vs. için de geçerli. Zira kendime bakıyorum; çocukluğumu geçirdiğim mahallenin adı Plevne, o sırada gittiğim ilkokul millî şairimizin adını, sonrasında gittiğim ortaokul + lise ünlü bir politikacımızın adı, ve daha sonra taşındığımız mahalle ise Kurtuluş Savaşı’nın ünlü komutanlarından birisinin adını taşıyordu. Cumhuriyet ile birlikte başlayan bu ulusal kimlik oluşturma projesi iliklerimize kadar işlemiş bir milliyetçilik aşılamış. Öyle ki çoğu insan gibi bu durumun çok eskiden beri farkında olsam da, ne kadar vahim olduğunu ancak İtalyan arkadaşımın websayfasını görünce anlayabildim. Şimdi aynı tehlike Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül Üniversiteleri vs. ile devam etmekte.

odun
Millî Eğitimimizin yeni mottosu: ‘Oku, düşün, uygula, neticelendir.’

Yazıyı Orhan Gencebay gibi, kula kulluk edene yazıklar olsun diyerek bitirelim:

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s