Ege Üniversitesi’nden kurumsal ilerleme teknikleri

fake2

Geçtiğimiz haftalarda haberlerde Ege Üniversitesi’nin Hollanda Leiden Üniversitesi’nin yaptığı sıralamada matematik ve bilgisayar bilimlerinde dünya ikincisi olduğu yazılıydı. Ekran görüntüsü yukarda var, böyle haberlere alışık olmadığımız ilk duyduğumda inanamadım ama yani yalan bir haber değil.

Bu gurur verici haberin detaylarını yazmak istedim. Böylesine bir başarı nasıl kazanıldı, bunları bilmek çok önemli. Zira bu sefer “ilk 500’e girdik, oley!!” durumundan ziyade, Harvard, MIT, Caltech, Tokyo gibi, Stanford haricinde dünyanın bütün üniversitelerini geride bırakmışız. O yüzden yakından bakmak lazım.

Şimdi, yukarda her üniversitenin karşısında bir bayrak ve iki sayı var. Bayrak, tahmin ettiğiniz gibi, üniversitenin hangi ülkeden olduğunu gösteriyor. Ve bu noktada nazlı ay-yıldızımıza göz kırpıp sayılara geçiyoruz. Bunlardan ilki, P ile işaretlenen o alanda (bu durumda matematik-bilgisayar bilimleri) yapılan yayın sayısı. Açıklamada da işbirliği ile yapılan yayınları belli bir hesapla dahil ettikleri yazılı. Yani, o zaman diliminde (bunu söylemeyi unuttum, çalışma 2008-2011 yıllarını kapsamakta) 500 yayın yapıldıysa ve bunların çoğu başka üniversitelerle ortak çalışmalarsa bu sayı otomatikman net etkiyi göstermesi için sallıyorum, 100’e inebiliyor filan… Neyse, memleketimizin yüzakı Ege Üniversitesi’nin buradaki puanı 117. 1. olan Stanford’un sadece 10’da 1’i kadar yayın yapılmış ama olsun. Ve maalesef [acı gerçekler devam etmekte] 71. sırada yer alan Case Western State University’den sonra ilk 100’de en az sayıda yayın yapan üniversite Ege Üniversitesi. Ama olsun, neticede ikinci sırada bayrağımız gururla dalgalanıyor. O yüzden bu detayları atlayabiliriz. P parametresinden -yayın sayısından- bahsettik, şimdi de PP(top %10)‘a bakabiliriz. Bu da basitçe yapılan yayınların hangi oranda o alandaki en yukardaki %10’luk dilimdeki dergilerde basıldığının göstergesi. Burada Ege Üniversitesi dünyadaki en yüksek ikinci skora sahip! Muazzam!!

Şimdi Ege Üniversitesi’nin başarısının sırrına bakalım. Hatırlandığı üzere Ege Üniversitesi matematik bölümü geçen sene sosyal medyada kendisine büyükçe bir yer bulmuştu. Haddini bilmez bazı densizler, bölümün hocalarından birisini intihalcilikle itham etmişlerdi. 2007-2012 arasında yapılan 300’e yakın yayının çoğunun fabrikasyon, duplikasyon ve bilumum üçkağıtla yapıldığı iddialardan bazıları idi. Bunun üzerine Ege Üniversitesi hocasının veya hocalarının arkasında durdu ve bu iddialar ile muhattap bile olmadı. Zira üniversite yönetimi olarak resmi bir açıklama yapıp bu iddiayı ortaya atanlarla muhattap olmaları beklenemezdi zaten. Ayrıca böyle bir şey ülkemizde de görülmüş şey değildi. Zira, “hayatta en hakiki mürşit ilimdir” ilkesini kendisine şiâr edinmiş bir akademi elbette bu tip sosyal medya haydutlarını ciddiye alamazdı. Zaten intihal iddialarının da çok ciddi olmadığı hocanın yayınlarının dergilerden atılmaması ile anlaşılabilir. Fakat bir tanesi haricinde:

retr

Evet, maalesef çok prestijli olan Journal of Mathematical Physics dergisinden bir yayın geri çekilmiş. Hem de derginin 53 yıllık tarihinde ilk defa olmuş bir olay. Yani daha bu önce bu dergiden hiçbir yayın geri çekilmemiş. İşte bu açıdan Ege Üniversitesi dünyada tek. İsteyenler bununla da gurur duyabilir tabi ki.  Ama tabi ki, bu tip olaylar jeopolitik pozisyonu nedeni ile uluslararası arenada gittikçe kuvvet kazanan ülkemiz ve ülkemiz üniversitelerinin önünü kesmek, genç bilimci dimağları Türkiye’de bilimin nasıl yapıldığı konusunda yanıltıp, yurtdışına çekmek için yapılmış oyunlar gibi görünmektedir. Yani her gördüğümüze kanmamalı, millî çıkarlarımız ve memleketimizi yurtdışında iyi bir şekilde temsil etmek için çalışmaya devam etmeliyiz.

Sonuç olarak, Ege Üniversitesi yönetimini, matematik bölümünü ve özellikle YÖK’ü kutluyor, yapılan ithamları ciddiye almayıp, ülkemizde bilimin inkişafı için inandıkları değerlerin arkasında sıkı sıkıya durdukları için takdir ediyoruz. Burada Ege Üniversitesi’nin yüce Türkiye Akademyasının bir timsali olduğunu, diğer kurumlarımızın, özellikle politik kurumlar, siyasi partiler ve TÜBİTAK ve TÜBA gibi şemsiye organizasyonların bu ilerlemeyi canla başla sürdürmeye çalıştıklarına da tüm kalbimizle inanıyoruz.

Advertisements

2 thoughts on “Ege Üniversitesi’nden kurumsal ilerleme teknikleri

  1. İçerik daha çok akademisyenleri ilgilendiriyor da, ben şu ‘muhattap’la bir ‘muhatap’ olayım dedim di…

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

w

Connecting to %s