Türk olduğumuz için?

Memlekette araştırmacıların bir kısmında (belki de çoğunluğunda, bilmiyorum) “Türkiye’den olduğumuz için makale basmamız, proje almamız zor” diye kısaca özetleyebileceğim bir bakış var. Bunu Türkiye’deyken duyuyordum hep, “buradan yayın yapmamız zor, Türkiye adresi görünce işi zorlaştırıyorlar vs.”. Beni buraya bu konuda bir şeyler karalamaya iten şey ise Sabancı Üniversitesi’nden İlker Birbil’in Birgün Gazetesi’nde yazdığı “Bilim İnsanları Diasporası” başlıklı yazısı. Continue reading “Türk olduğumuz için?”

Seth Lloyd ile kuantum makine öğrenimi notları (+ ağır bilim, teknoloji gıybeti)

Seth Lloyd kuantum bilgi ve hesaplama alanında önemli isimlerden. MIT’de mechanical engineering bölümünde profesör. Aslında bu bölüm Türkçe’ye makine mühendisliği olarak çevrilmekte fakat bana göre tam karşılamamakta. Neyse, hardcore bir teorik fizikçi olmasına rağmen galiba fizik bölümünde kadro olmadığı için oraya almışlar kendisini.  Geçtiğimiz aylarda çalıştığım enstitüde başlıkta bahsettiğim konu hakkında kolokyum vermişti. Makine öğrenimi konusunda neredeyse hiçbir şey bilmememe rağmen mevzunun kuantum bilgi bilimi alanına yakınlığı nedeniyle biraz bir şeyler anlayabildim diye hissettim J Tuttuğum notları da parça parça daha önce friendfeed’de yazmıştım. Belki konuyla alakalı birilerinin ilgisini çeker diye buraya taşıyayım dedim. Konuşmanın ana teması kuantum makine öğrenimi ve bunun son bir kaç yılda sık sık duyduğumuz “big data” olayları ile ilgisi idi. Konuşma başlığı da zaten “big quantum data” idi.

Konuşmasından hemen önce Lloyd.
Konuşmasından hemen önce Lloyd.

Continue reading “Seth Lloyd ile kuantum makine öğrenimi notları (+ ağır bilim, teknoloji gıybeti)”

Siyasetin ilme sirayet etmesi

İnternette bir mecrada hızlıca anlattığım bir olayı direkt kopya-yapıştır ile buraya geçiriyorum. Belki bir ara üstünden geçerim.

şimdi olay şu arkadaşlar. bildiğiniz gibi x başgan burada bizim enstitüde bir konferansta diye yazıyorum bir müddettir. şimdi bu konferans öğrencilerin düzenlediği bir fizik konferansı. adı da genç bilmem ne fizikçileri. hocalar katılamıyor (davetli konuşmacılar hoca tabi ama konu o değil). neyse, bir de konferansın nerede düzenleneceği ise iki sene öncesinin konferansında belirleniyor. bir okul, enstitü adaylığını maille vs bildiriyor konferanstan bir müddet önce. sonra konferans zamanı adaylarla mülakatlar filan yapılıp, iki sene sonra kimin düzenleyeceğine karar veriliyor.  Continue reading “Siyasetin ilme sirayet etmesi”

Atom Bombası, Soğuk Savaş ve Bilimde Kadınlar

2005 yılında fizik alanında Nobel Ödülü sahiplerinden Roy Glauber’in Nobel internet sayfasındaki resmi otobiyografisinde bilimde kadınların rolü, daha doğrusu bilim insanı kadınların omuzlarındaki fazladan yük ve beklentiler ile ilgili gayet ilginç detaylar var. Bu yazıda önce kısaca kendisinin hayat hikayesine kısaca bakıp daha sonra bir erkek gözüyle anlayabildiğim kadarı ile bilimde kadınların yaşadıkları zorluk ve engellerin sadece küçük bir kısmına dikkat çekmeye çalışacağım.

Roy_Glauber
Roy Glauber

Continue reading “Atom Bombası, Soğuk Savaş ve Bilimde Kadınlar”

Hapishanede BiLim QeyPHi

Blogumuzda daha önce Ege Üniversitesi’nin muhteşem başarısı, İstanbul Üniversitesi’nin gerçek kuantum teknolojisini memlekete getirme çabaları vs. gibi şeylerden bahsetmiştik. Üstün Türk biliminin nadide örnekleri bunlarla sınırlı değil. 2009’dan beri tutuklu olup, cezaevinden dün tahliye edilen Mehmet Haberal‘ın tutuklu ve hatta yoğun bakımda kaldığı sürede yayınladığı bilimsel makalelere bakacağız.

haberal Continue reading “Hapishanede BiLim QeyPHi”

Ege Üniversitesi’nden kurumsal ilerleme teknikleri

fake2

Geçtiğimiz haftalarda haberlerde Ege Üniversitesi’nin Hollanda Leiden Üniversitesi’nin yaptığı sıralamada matematik ve bilgisayar bilimlerinde dünya ikincisi olduğu yazılıydı. Ekran görüntüsü yukarda var, böyle haberlere alışık olmadığımız ilk duyduğumda inanamadım ama yani yalan bir haber değil. Continue reading “Ege Üniversitesi’nden kurumsal ilerleme teknikleri”